Görevden uzaklaştırma, halk arasında kullanılan adıyla açığa alma; devlet memurunun görevde kalmasının kamu hizmeti veya yürütülen soruşturma bakımından sakıncalı görüldüğü durumlarda uygulanan geçici bir idari tedbirdir. Görevden uzaklaştırılan memurun memuriyet statüsü sona ermez ve bu işlem tek başına kişinin suçlu ya da disiplin yönünden kusurlu bulunduğu anlamına gelmez.
İdare, görevden uzaklaştırma yetkisini bir cezalandırma aracı olarak kullanamaz. İşlemin kamu hizmetinin gereklerine dayanması, yetkili makam tarafından tesis edilmesi, somut nedenlerle açıklanabilmesi ve gerekli olduğu süreyle sınırlı tutulması gerekir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu; tedbiri uygulayabilecek makamları, soruşturmaya başlama süresini, memurun mali haklarını, tedbirin kaldırılacağı durumları ve inceleme sürelerini 137 ila 145. maddelerinde düzenlemektedir.
Görevden uzaklaştırma kararına karşı idari makama başvurulabileceği gibi, şartları bulunuyorsa yürütmenin durdurulması istemiyle idare mahkemesinde iptal davası da açılabilir. Kamu görevlilerine ilişkin idari uyuşmazlıklar hakkında İdari davalarla ilgili sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Görevden Uzaklaştırma Kısaca Ne Anlama Gelir?
Görevden uzaklaştırma kararının temel sonuçları şöyledir:
| Konu | Genel kural |
|---|---|
| İşlemin niteliği | İhtiyati ve geçici bir idari tedbirdir |
| Disiplin cezası mıdır? | Hayır |
| Memuriyet sona erer mi? | Hayır |
| Maaş tamamen kesilir mi? | Hayır; kanunda belirtilen aylık ve diğer hakların üçte ikisi ödenir |
| Disiplin soruşturmasında azami süre | En fazla üç ay |
| Ceza kovuşturmasına bağlı tedbir | Her iki ayda bir yeniden incelenmelidir |
| Soruşturmaya başlama süresi | Görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü |
| İdari başvuru zorunlu mudur? | Kural olarak hayır |
| İptal davası açılabilir mi? | Evet |
| Genel dava açma süresi | Kural olarak tebliğden itibaren 60 gün |
| Dava açılması işlemi durdurur mu? | Hayır; ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilmelidir |
Bu kurallar esas olarak 657 sayılı Kanun’a tabi devlet memurları bakımından açıklanmaktadır. Hâkim ve savcılar, akademik personel, askerî personel, kolluk görevlileri, bazı sözleşmeli personel ve özel kanunlara tabi diğer kamu görevlileri yönünden farklı hükümler uygulanabilir.
Görevden Uzaklaştırma ile Açığa Alma Aynı Şey midir?
“Açığa alma” veya “açığa çıkarma”, günlük dilde kullanılan ifadelerdir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki teknik terim ise “görevden uzaklaştırma”dır.
Memurlar bakımından bu ifadeler çoğunlukla aynı idari tedbiri anlatır. Bununla birlikte görevden uzaklaştırma;
- Memurluktan çıkarma,
- Kamu görevinden ihraç,
- Geçici görevlendirme,
- Görev yeri değişikliği,
- Disiplin cezası,
- Tutuklama veya adli kontrol
ile aynı hukuki işlem değildir.
Görevden uzaklaştırılan memur, memuriyet statüsünü korur; yalnızca göreviyle fiilî ilişkisi geçici olarak kesilir.
Görevden Uzaklaştırma Bir Disiplin Cezası mıdır?
Görevden uzaklaştırma bir disiplin cezası değildir. Tedbirin amacı memuru peşinen cezalandırmak değil, kamu hizmetini ve yürütülen soruşturmayı korumaktır.
Bu nedenle görevden uzaklaştırma kararı:
- Memurun suçlu olduğunu göstermez.
- Soruşturmanın sonucunu önceden belirlemez.
- Savunma alınmadan önce uygulanması hâlinde kendiliğinden disiplin cezasına dönüşmez.
- Sonradan ayrıca disiplin cezası verilmesine engel oluşturmaz.
- Bir ceza mahkûmiyeti anlamına gelmez.
Bununla birlikte işlem, memurun mali ve mesleki durumunu doğrudan etkilediğinden yargısal denetime açık, kesin ve icrai nitelikte bir idari işlemdir.
Disiplin soruşturması sonunda ayrıca ceza verilmesi hâlinde, bu cezaya karşı izlenebilecek yollar için memur disiplin cezaları ve iptal davası başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Görevden Uzaklaştırma Hangi Şartlarla Uygulanabilir?
657 sayılı Kanun’a göre görevden uzaklaştırmanın temel ölçütü, memurun görevi başında kalmasının devlet kamu hizmetleri bakımından sakıncalı görülmesidir.
Kanunda görevden uzaklaştırmayı gerektiren fiiller sınırlı biçimde sayılmamıştır. Dolayısıyla yalnızca belirli bir suçun veya disiplin fiilinin adının bulunması yeterli değildir. Somut olayda memurun görevde kalmasının neden sakınca oluşturduğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Tedbir özellikle şu durumlarda gündeme gelebilir:
- Delillere veya kurum kayıtlarına müdahale ihtimali
- Tanıkların veya diğer personelin etkilenmesi riski
- Soruşturma konusu davranışın devam etme ihtimali
- Kamu hizmetinin düzenli yürütülmesinin tehlikeye düşmesi
- Memurun yetki ve görevlerini kullanmaya devam etmesinin doğuracağı risk
- Kuruma veya sunulan kamu hizmetine duyulan güvenin somut biçimde zarar görmesi
- Soruşturmanın tarafsız ve sağlıklı biçimde yürütülmesinin güçleşmesi
Her disiplin veya ceza soruşturması otomatik olarak görevden uzaklaştırmayı gerektirmez. İdarenin, soruşturmanın varlığıyla yetinmeyerek görevde kalmanın doğuracağı sakıncayı somutlaştırması gerekir.
Tedbirin gerekli ve ölçülü olması da önemlidir. Görev yeri veya yetki değişikliği gibi daha hafif bir önlemle aynı amaç sağlanabiliyorsa, görevden uzaklaştırmanın neden zorunlu olduğu açıklanabilmelidir.
Görevden Uzaklaştırma Kararını Kim Verebilir?
Görevden uzaklaştırmaya yetkili makamlar 657 sayılı Kanun’un 138. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre karar verebilecek makamlar şunlardır:
- Atamaya yetkili amirler
- Bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri
- İllerde valiler
- İlçelerde kaymakamlar
Kaymakamların ilçe idare şube başkanları hakkında görevden uzaklaştırma kararı verebilmesi için valinin muvafakati gerekir.
Vali veya kaymakam tarafından verilen görevden uzaklaştırma kararının memurun kurumuna derhal bildirilmesi gerekir.
Her amirin, birim yöneticisinin veya soruşturmacının doğrudan görevden uzaklaştırma yetkisi bulunmayabilir. İşlemi imzalayan makamın kanundan veya özel mevzuattan kaynaklanan yetkisi bulunmuyorsa karar yetki unsuru yönünden hukuka aykırı hâle gelebilir.
Özel kanunlara tabi kamu görevlileri bakımından karar vermeye yetkili makam ayrıca ilgili mevzuattan kontrol edilmelidir.
Görevden Uzaklaştırma Kararı Gerekçeli Olmalı mıdır?
Görevden uzaklaştırma kararında yalnızca “soruşturmanın selameti” veya “hizmet gereği” gibi soyut ifadelere yer verilmesi, işlemin hukuka uygunluğunu tek başına göstermeyebilir.
Kararın dayandığı olaylar ve memurun görevde kalmasının oluşturduğu sakınca anlaşılabilir biçimde ortaya konulmalıdır. Aksi hâlde memurun işlemi etkili biçimde değerlendirmesi ve yargı önünde hak araması güçleşebilir.
Yargısal incelemede özellikle şu sorular önem taşır:
- Memur hakkında hangi somut iddialar bulunmaktadır?
- İddialarla memurun görevi arasında bağlantı var mıdır?
- Memurun görevde kalması soruşturmayı nasıl etkileyebilir?
- Delillere müdahale veya tanıkları etkileme riski var mıdır?
- Tedbirin uygulanmasını gerekli kılan güncel bir risk bulunmakta mıdır?
- Daha hafif bir önlemle aynı amaç sağlanabilir miydi?
- Tedbir cezalandırma amacıyla mı kullanılmıştır?
- İşlemi tesis eden makam yetkili midir?
Görevden uzaklaştırma işlemi, idari işlemlerin genel hukuka uygunluk ölçütleri olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden denetlenir.
On İş Günü İçinde Soruşturmaya Başlanmazsa Ne Olur?
657 sayılı Kanun’un 139. maddesine göre görevden uzaklaştırılan devlet memuru hakkında, görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması gerekir.
Bu hüküm, memurun yalnızca soyut bir şüphe veya kişisel değerlendirme nedeniyle belirsiz süreyle görevinden uzak tutulmasını önlemeyi amaçlar.
Memuru görevden uzaklaştırdıktan sonra hakkında derhal soruşturmaya başlamayan veya yetkisini keyfî, garaz ya da husumetle kullanan amirlerin hukuki, mali ve cezai sorumluluğu gündeme gelebilir.
On iş günlük sürenin geçirilmesi, görevden uzaklaştırma işleminin hukuka uygunluğunu doğrudan etkileyebilecek önemli bir husustur. İptal davasında:
- Görevden uzaklaştırma tarihi,
- Soruşturma onayının tarihi,
- Soruşturmacının görevlendirildiği tarih,
- Fiilî soruşturma işlemlerinin ne zaman başladığı
birlikte incelenmelidir.
Görevden Uzaklaştırma Süresi Ne Kadardır?
Görevden uzaklaştırmanın süresi, tedbirin disiplin soruşturması veya ceza kovuşturması nedeniyle uygulanmasına göre değişir.
Disiplin Soruşturmasında Görevden Uzaklaştırma Süresi
Görevden uzaklaştırma bir disiplin soruşturmasının gereği olarak uygulanmışsa en fazla üç ay devam edebilir.
Üç aylık sürenin sonunda disiplin yönünden bir karar verilmemişse memurun göreve başlatılması gerekir. İdarenin memuru herhangi bir karar almadan disiplin soruşturması gerekçesiyle üç aydan uzun süre açıkta tutması kanuna aykırılık oluşturabilir.
Üç aylık süre, bütün görevden uzaklaştırma işlemleri için geçerli genel bir üst sınır değildir. Bu sınır disiplin soruşturmasına dayanan tedbir bakımından uygulanır.
Ceza Kovuşturmasında Görevden Uzaklaştırma Süresi
Görevden uzaklaştırma ceza kovuşturması nedeniyle uygulanmışsa 657 sayılı Kanun sabit bir azami süre belirlememiştir. Bunun yerine görevden uzaklaştırmaya yetkili amirin memurun durumunu her iki ayda bir incelemesi gerekir.
Her inceleme döneminde:
- Adli sürecin geldiği aşama,
- Memurun görevde kalmasının hâlen sakıncalı olup olmadığı,
- Delillerin toplanıp toplanmadığı,
- Tanıkların dinlenip dinlenmediği,
- Tedbirin kamu hizmeti bakımından gerekliliğini koruyup korumadığı,
- Daha hafif bir tedbirin yeterli olup olmayacağı
değerlendirilmelidir.
İnceleme sonucunda memurun göreve döndürülüp döndürülmeyeceğine karar verilmeli ve karar kendisine yazılı olarak bildirilmelidir.
Ceza yargılamasının devam ediyor olması, görevden uzaklaştırma tedbirinin gerekçesiz biçimde süresiz uzatılmasına tek başına dayanak oluşturmaz. Tedbirin her aşamada gerekli, güncel ve ölçülü olması gerekir.
İki Aylık İnceleme Yapılmazsa Ne Olur?
Kanunda öngörülen iki aylık incelemenin hiç yapılmaması veya yalnızca aynı kalıp ifadelerle görünüşte yapılması, görevden uzaklaştırmanın devamına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu etkileyebilir.
İdare, ilk karar tarihindeki gerekçeyi yıllarca tekrar etmekle yetinmemelidir. Soruşturma veya kovuşturmanın geldiği aşamaya göre güncel bir değerlendirme yapmalıdır.
Memur, iki aylık inceleme dönemlerinde kurumuna başvurarak:
- Tedbirin kaldırılmasını,
- Göreve başlatılmasını,
- Tedbirin dayandığı güncel sebeplerin bildirilmesini,
- Değişen koşulların dikkate alınmasını
talep edebilir.
Talebin reddedilmesi veya cevapsız bırakılması hâlinde, oluşan yeni idari işlemin ve tedbirin devamının dava konusu yapılıp yapılamayacağı somut olayın tarihleri üzerinden incelenmelidir.
Sonradan yapılan kaldırma başvurusu, ilk görevden uzaklaştırma kararına karşı geçirilmiş dava açma süresini kendiliğinden yeniden başlatmaz.
Açığa Alınan Memurun Maaşı Ne Kadar Ödenir?
657 sayılı Kanun’un 141. maddesine göre görevden uzaklaştırılan memura bu süre içinde kanunda belirtilen aylık ve diğer haklarının üçte ikisi ödenir. Memur, kanunların öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam eder.
Görevden uzaklaştırılan memurun memuriyet statüsü sona ermediği için maaşının tamamının kesilmesi söz konusu değildir. Ancak mali hakların kapsamı belirlenirken ödemenin niteliğine bakılmalıdır.
Özellikle:
- Temel aylık ve aylığa bağlı haklar
- Ek ders
- Nöbet ücreti
- Döner sermaye ödemesi
- Fazla çalışma karşılığı
- Fiilî hizmete bağlı tazminatlar
- Görev veya performans karşılığı ödemeler
aynı hukuki nitelikte olmayabilir.
Fiilen çalışma, nöbet tutma, ders verme veya performans gösterme şartına bağlı ödemelerin görevden uzaklaştırma döneminde ödenip ödenmeyeceği ilgili özel mevzuat üzerinden değerlendirilmelidir.
Kesilen Üçte Bir Maaş Geri Ödenir mi?
657 sayılı Kanun’da belirtilen göreve başlatma sonuçlarının gerçekleşmesi hâlinde aylığın kesilmiş üçte birlik bölümü memura ödenir. Görevden uzakta geçirilen sürenin kademe ve derece ilerlemesi bakımından nasıl değerlendirileceği de aynı maddede düzenlenmiştir.
Ancak kesilen tutarın her olayda kendiliğinden yasal faiziyle ödeneceği söylenemez. Faiz talebi bakımından:
- İdareye yapılan başvurunun tarihi,
- İşlemin hukuka aykırılığı,
- İptal veya tam yargı davasındaki talepler,
- Mahkeme kararının kapsamı,
- Zararı doğuran işlemin niteliği
değerlendirilmelidir.
Ek ders, döner sermaye ve fiilî çalışma karşılığı ödemelerin de her durumda bütünüyle iade edileceği kabul edilmemelidir. Bu kalemler yönünden özel mevzuat ve fiilen çalışma koşulu ayrıca incelenir.
İdari işlem nedeniyle uğranılan zararların talep edilmesine ilişkin açıklamalar için tam yargı davası rehberimize ulaşabilirsiniz.
Görevden Uzaklaştırma Hangi Hâllerde Kaldırılır?
657 sayılı Kanun’un 142 ve 143. maddelerinde tedbirin kaldırılması gereken durumlar düzenlenmiştir.
Soruşturma sonucunda disiplin yönünden memurluktan çıkarma veya cezai işlem uygulanmasına gerek bulunmadığı belirlenirse görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılmalıdır.
Ayrıca kanunda belirtilen şartlarla:
- Memurluktan çıkarma dışında bir disiplin cezası verilmesi,
- Yargılamanın men’i veya beraat kararı verilmesi,
- Kovuşturmanın hükümden önce genel afla ortadan kalkması,
- Memurluğa engel oluşturmayacak bir mahkûmiyet ve kanunda belirtilen diğer sonuçların gerçekleşmesi
tedbirin kaldırılmasını gerektirebilir.
Kanunda sayılan durumların güncel ceza muhakemesi kavramları ve somut kararın niteliğiyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Tedbirin dayandığı sakınca ortadan kalkmışsa yetkili makam, kanunda zorunlu kaldırma hâlleri dışında da memurun göreve dönmesine karar verebilir.
Takipsizlik veya Beraat Kararı Verilirse Memur Göreve Döner mi?
Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı, görevden uzaklaştırma tedbirinin dayandığı ceza süreci bakımından önemlidir. Tedbirin devamını haklı gösteren başka bir hukuki neden bulunmuyorsa göreve başlatma yükümlülüğü gündeme gelebilir.
Bununla birlikte ceza soruşturması ve disiplin soruşturması birbirinden farklıdır. Ceza dosyasının sona ermesi, aynı olay hakkında yürütülen disiplin soruşturmasını her durumda otomatik olarak sona erdirmez.
Ceza mahkemesinde suçun unsurlarının oluşmadığına karar verilmiş olsa bile eylemin kamu görevlisinin disiplin yükümlülükleri bakımından ayrıca değerlendirilmesi mümkün olabilir. Ancak idare, ceza kararını yok sayamaz; kararın gerekçesini ve ortaya koyduğu maddi tespitleri dikkate almalıdır.
Görevden uzaklaştırmanın devam edip etmeyeceği belirlenirken:
- Ceza kararının içeriği,
- Kararın kesinleşme durumu,
- Disiplin soruşturmasının devam edip etmediği,
- Tedbirin dayandığı riskin ortadan kalkıp kalkmadığı,
- Memuriyet yönünden başka bir hukuki engelin bulunup bulunmadığı
birlikte değerlendirilmelidir.
Görevden Uzaklaştırma Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
657 sayılı Kanun’da görevden uzaklaştırma kararına özgü, zorunlu bir idari itiraz yolu düzenlenmemiştir. Bununla birlikte memur, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında idari başvuruda bulunabilir.
Başvuruda işlemin:
- Kaldırılması,
- Geri alınması,
- Değiştirilmesi,
- Memurun göreve başlatılması,
- Tedbirin güncel koşullara göre yeniden incelenmesi
talep edilebilir.
Başvuru, dava açma süresi içinde üst makama; üst makam bulunmuyorsa işlemi tesis eden makama yapılabilir.
İdari başvuru kural olarak zorunlu değildir. Memur, özel bir zorunlu başvuru yolu öngörülmemişse doğrudan iptal davası açabilir.
İdari Başvuru Dava Süresini Nasıl Etkiler?
İYUK m.11 kapsamında dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış dava süresini durdurur.
İdarenin talebi açıkça reddetmesi veya 30 gün içinde cevap vermemesi hâlinde dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder. Başvurudan önce geçen süre hesaba katılır.
Örneğin kararın tebliğinden sonra 20 gün geçtikten sonra idareye başvurulmuşsa, ret veya zımni ret üzerine kural olarak yeni bir 60 günlük süre başlamaz. Daha önce geçen günler süre hesabında korunur.
Bu nedenle idari başvuru yapılırken yalnızca dilekçenin içeriği değil, tebliğ ve başvuru tarihleri de dikkatle takip edilmelidir.
Görevden Uzaklaştırma İptal Davası
Görevden uzaklaştırma kararı, memurun hukuki ve mali durumunu etkileyen kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem olduğundan iptal davasına konu edilebilir.
İptal davasında mahkeme işlemi şu beş unsur yönünden inceler:
Yetki
Karar, 657 sayılı Kanun veya özel mevzuat uyarınca görevden uzaklaştırmaya yetkili makam tarafından verilmiş olmalıdır.
Şekil
Kararın hazırlanması, gerekçelendirilmesi, onaylanması ve bildirilmesi sırasında uygulanması gereken usul hükümlerine uyulmalıdır. Tedbirin ardından 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanıp başlanmadığı da değerlendirilir.
Sebep
Görevden uzaklaştırmayı gerektiren maddi ve hukuki nedenlerin gerçek, somut ve işlemle bağlantılı olması gerekir. Yalnızca soruşturma açıldığının belirtilmesi her durumda yeterli olmayabilir.
Konu
İşlemin doğurduğu sonuç, kanunun izin verdiği sınırlar içinde kalmalıdır. Tedbir geçici niteliğini kaybederek fiilen cezaya dönüştürülmemelidir.
Maksat
Görevden uzaklaştırma yetkisi kamu hizmeti ve soruşturmanın güvenliği amacıyla kullanılmalıdır. Kişisel husumet, cezalandırma, baskı veya başka bir amaçla verilen karar hukuka aykırı olabilir.
İptal davalarının genel esasları hakkında idari işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması makalemizi inceleyebilirsiniz.
İptal Davası Açma Süresi Ne Kadardır?
Görevden uzaklaştırma kararına karşı genel dava açma süresi, özel bir düzenleme bulunmadıkça, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür.
İdari yargıda dava açma süreleri kamu düzenindendir. Süresi geçirildikten sonra açılan dava, işlemin hukuka aykırılığı esastan incelenmeden süre aşımı nedeniyle reddedilebilir.
Yetkili idare mahkemesi belirlenirken kamu görevlilerine ilişkin özel yetki kuralları, memurun görev yeri ve işlemin niteliği dikkate alınmalıdır. Her uyuşmazlıkta yalnızca işlemi yapan kurumun merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu varsayılmamalıdır.
Dava açmadan önce şu tarihler kesin biçimde belirlenmelidir:
- Kararın düzenlendiği tarih
- Kararın memura tebliğ edildiği tarih
- İdari başvuru yapılmışsa başvuru tarihi
- İdarenin cevap tarihi
- Cevap verilmemişse 30 günlük sürenin sona erdiği tarih
- Tedbirin devamına ilişkin sonraki kararların tarihleri
Yürütmenin Durdurulması Talep Edilebilir mi?
İptal davası açılması görevden uzaklaştırma işleminin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Memurun dava devam ederken görevine dönebilmesi için yürütmenin durdurulması talebinde bulunulabilir.
Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar verebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması
- İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması
Dilekçede yalnızca bu kanuni ifadelerin tekrar edilmesi yeterli olmayabilir. Görevden uzaklaştırmanın memurun mali durumu, mesleki itibarı, kariyeri, uzmanlığı ve somut görev koşulları üzerindeki etkileri belgelerle açıklanmalıdır.
Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar vermesi, davanın esası hakkında verilmiş nihai bir iptal kararı değildir. Ancak idarenin kararı gecikmeksizin uygulaması ve işlemin yürütmesini durdurması gerekir.
Yürütmenin durdurulması isteminin reddine karşı, kararın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen yedi günlük süre içinde yetkili itiraz merciine başvurulabilir.
Görevden Uzaklaştırma Kararı İptal Edilirse Ne Olur?
İptal kararı, hukuka aykırı görevden uzaklaştırma işlemini hukuk düzeninden kaldırır. İdare, mahkeme kararının gereklerine göre işlem yapmak ve memurun hukuki durumunu yeniden düzenlemek zorundadır.
İptal kararının ardından somut olayın özelliklerine göre:
- Memurun göreve başlatılması
- Kesilen aylık bölümünün ödenmesi
- Derece ve kademe durumunun düzeltilmesi
- Özlük dosyasındaki kayıtların düzenlenmesi
- Yoksun kalınan mali hakların değerlendirilmesi
- Uğranılan zararlar için tazminat talebi
gündeme gelebilir.
Her ödeme kalemi otomatik olarak kazanılmış sayılmaz. Özellikle fiilen çalışmaya bağlı ödemeler ayrı değerlendirmeye tabidir.
Maddi ve Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?
Hukuka aykırı görevden uzaklaştırma nedeniyle doğrudan ve ispatlanabilir zarar meydana gelmişse iptal davasıyla birlikte veya kanunun öngördüğü usul ve süreler içinde tam yargı davası açılması değerlendirilebilir.
Maddi zarar iddiaları şunlarla bağlantılı olabilir:
- Ödenmeyen maaş bölümü
- Yoksun kalınan ve hukuken kazanılmış mali haklar
- Derece veya kademe ilerlemesindeki kayıplar
- Görevden uzaklaştırma nedeniyle ortaya çıkan diğer doğrudan zararlar
Manevi tazminata ise her hukuka aykırı işlemde otomatik olarak hükmedilmez. İşlemin ağırlığı, uygulanma biçimi, memurun itibarı üzerindeki etkisi, hizmet kusuru ve yaşanan manevi zararın düzeyi değerlendirilir.
Zarar ile hukuka aykırı işlem arasında uygun illiyet bağı bulunmalı ve talep somutlaştırılmalıdır.
Görevden Uzaklaştırılan Memur İstifa Edebilir mi?
657 sayılı Kanun’da görevden uzaklaştırılan memurun istifa etmesini mutlak olarak yasaklayan genel bir hüküm bulunmamaktadır. Memur, Kanun’un çekilmeye ilişkin hükümleri çerçevesinde istifa talebinde bulunabilir.
Ancak memurun yalnızca dilekçe vererek aynı gün görev ve sorumluluklarından tamamen ayrıldığı kabul edilmemelidir. Çekilmenin usulüne, görev bırakma koşullarına ve özel personel mevzuatına uyulması gerekir.
İstifa edilmesi:
- Devam eden disiplin soruşturmasını her durumda sona erdirmez.
- Geçmişte işlendiği iddia edilen fiilleri ortadan kaldırmaz.
- Sonradan memuriyete dönüş bakımından sonuç doğurabilir.
- Özel meslek kanunlarındaki farklı düzenlemelerden etkilenebilir.
Bu nedenle istifa kararı verilmeden önce devam eden soruşturmanın, görevden uzaklaştırma kararının ve yeniden memuriyete dönme ihtimalinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Gözaltına Alınan veya Tutuklanan Memur Otomatik Olarak Açığa Alınır mı?
Gözaltı ve tutuklama ceza muhakemesi tedbirleridir. Görevden uzaklaştırma ise idari bir tedbirdir. Bunlar birbirinden farklı işlemlerdir.
657 sayılı Kanun, hakkında ceza kovuşturması yürütülen devlet memurunun görevden uzaklaştırılabileceğini düzenler. Kanundaki “uzaklaştırılabilir” ifadesi, her gözaltı veya tutuklama hâlinde 657 kapsamında otomatik bir görevden uzaklaştırma kararı oluştuğu anlamına gelmez.
Bununla birlikte tutuklu kişinin fiilen görevini yerine getirememesi ve isnat edilen fiilin görevle bağlantısı, idare tarafından görevden uzaklaştırma kararı verilmesine neden olabilir.
Kolluk, askerî personel, hâkim-savcı veya özel statülü diğer kamu görevlileri bakımından farklı ve daha özel hükümler uygulanabilir.
Açığa Alınan Memur İl Dışına Çıkabilir mi?
Görevden uzaklaştırma kararı tek başına ceza muhakemesi anlamında bir yurt dışına veya il dışına çıkış yasağı oluşturmaz.
Ancak memuriyet statüsü devam ettiği için memurun:
- Kurumun hukuka uygun bildirimlerini takip etmesi,
- İfade veya soruşturma çağrılarına katılması,
- Adres ve iletişim bilgilerini güncel tutması,
- İzin ve bildirim gerektiren özel kurallara uyması
gerekir.
Kişi hakkında ayrıca adli kontrol, yurt dışına çıkış yasağı veya başka bir yargısal tedbir bulunuyorsa buna uyulması zorunludur. Kurumun özel mevzuatı da farklı yükümlülükler getirebilir.
Görevden Uzaklaştırılan Memur Başka Bir İşte Çalışabilir mi?
Görevden uzaklaştırılan kişinin devlet memuru statüsü devam eder. Bu nedenle devlet memurlarına uygulanan ticari faaliyet ve başka işte çalışma yasakları, yalnızca görevden uzaklaştırma kararı verildiği için ortadan kalkmaz.
Memurun başka bir işte çalışıp çalışamayacağı değerlendirilirken:
- 657 sayılı Kanun’daki yasaklar,
- Personelin özel statüsü,
- Yapılmak istenen faaliyetin niteliği,
- Kurum mevzuatı,
- Mesleki ve etik yükümlülükler
birlikte incelenmelidir.
Görevden Uzaklaştırma Kararı Geldiğinde Ne Yapılmalıdır?
Kararın tebliğ edilmesinden sonra aşağıdaki belgelerin korunması ve incelenmesi önemlidir:
- Görevden uzaklaştırma kararı
- Tebliğ belgesi
- Soruşturma onayı
- İsnat edilen fiillere ilişkin bildirimler
- Savunma ve ifade belgeleri
- Disiplin soruşturması yazışmaları
- Ceza soruşturması veya kovuşturmasına ilişkin kararlar
- İki aylık inceleme ve devam kararları
- Maaş bordroları
- Görev tanımı ve yetki belgeleri
- İdareye daha önce sunulan dilekçeler
Kararın hangi makam tarafından verildiği, soruşturmaya 10 iş günü içinde başlanıp başlanmadığı ve 60 günlük dava süresinin hangi tarihte başladığı gecikmeden belirlenmelidir.
Kamu görevlilerine ilişkin idari uyuşmazlıklar hakkında Ankara idare avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Görevden uzaklaştırma memuriyetten çıkarma mıdır?
Hayır. Görevden uzaklaştırma geçici bir idari tedbirdir. Memuriyet statüsü devam eder. Memurluktan çıkarma ise disiplin cezası niteliğinde farklı bir işlemdir.
Açığa alınan memurun maaşı tamamen kesilir mi?
Hayır. 657 sayılı Kanun kapsamında kanunda belirtilen aylık ve diğer hakların üçte ikisi ödenir. Fiilî çalışmaya bağlı ek ödemeler ise kendi mevzuatına göre değerlendirilir.
Görevden uzaklaştırma en fazla üç ay mı sürer?
Üç aylık azami süre, disiplin soruşturması nedeniyle uygulanan görevden uzaklaştırma bakımından geçerlidir. Ceza kovuşturmasına bağlı tedbirde her iki ayda bir yeniden inceleme yapılması gerekir.
Üç ay dolunca memur otomatik olarak göreve döner mi?
Tedbir disiplin soruşturması nedeniyle uygulanmış ve üç ay içinde disiplin yönünden karar verilmemişse memurun göreve başlatılması gerekir. Ceza kovuşturmasına bağlı tedbirde farklı inceleme rejimi uygulanır.
On iş günü içinde soruşturma başlamazsa ne olur?
657 sayılı Kanun, görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanmasını zorunlu tutar. Bu sürenin geçirilmesi işlemin hukuka uygunluğunu etkileyebilir ve yetkiyi keyfî kullanan amirin sorumluluğunu gündeme getirebilir.
Savunma alınmadan görevden uzaklaştırma kararı verilebilir mi?
Görevden uzaklaştırma disiplin cezası değil, ihtiyati tedbirdir. Acil koşullarda disiplin cezasından önce uygulanabilir. Ancak sonrasında soruşturma usulüne uyulmalı ve disiplin cezası verilmeden önce savunma hakkı sağlanmalıdır.
Takipsizlik kararı verilirse göreve dönülür mü?
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı tedbirin ceza soruşturmasına dayanan gerekçesini etkiler. Ayrı bir disiplin soruşturması veya başka bir hukuki engel bulunup bulunmadığı da incelenerek tedbirin kaldırılması değerlendirilmelidir.
Beraat eden memurun kesilen maaşı ödenir mi?
657 sayılı Kanun’da belirtilen göreve başlatma koşullarının gerçekleşmesi hâlinde kesilen üçte birlik aylık bölümü ödenir. Faiz ve fiilî çalışmaya bağlı diğer ödeme talepleri ayrıca değerlendirilir.
Görevden uzaklaştırmaya itiraz etmek zorunlu mudur?
657 sayılı Kanun’da tedbire özgü zorunlu bir idari itiraz yolu yoktur. İYUK m.11 kapsamında idari başvuru yapılabilir veya özel bir zorunluluk bulunmuyorsa doğrudan iptal davası açılabilir.
Görevden uzaklaştırma iptal davası kaç gün içinde açılır?
Özel bir süre öngörülmemişse genel dava açma süresi yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür. İdari başvuru yapılması süre hesabını etkileyebilir.
Dava açınca memur göreve döner mi?
Hayır. İptal davası açılması işlemi kendiliğinden durdurmaz. Dava içinde yürütmenin durdurulması talep edilebilir; bu konuda kararı mahkeme verir.
Görevden uzaklaştırılan memur istifa edebilir mi?
Görevden uzaklaştırılan memurun istifasını mutlak biçimde yasaklayan genel bir hüküm yoktur. Ancak çekilme usulüne uyulması gerekir ve istifa disiplin soruşturmasını her durumda sona erdirmez.
Tutuklanan memur otomatik olarak açığa alınmış sayılır mı?
Hayır. Tutuklama adli, görevden uzaklaştırma idari bir tedbirdir. İdarenin veya özel mevzuatta gösterilen makamın ayrıca işlem tesis etmesi gerekebilir.
Görevden uzaklaştırma sicile işler mi?
Görevden uzaklaştırma bir disiplin cezası değildir. Bununla birlikte işlem ve soruşturma bilgileri özlük dosyasında bulunabilir. Soruşturma sonunda verilen disiplin cezasının özlük dosyasına etkisi ayrıca değerlendirilir.
Sonuç
Görevden uzaklaştırma, memurun suçlu bulunduğu veya kamu görevinden çıkarıldığı anlamına gelmez. Kamu hizmetini ve soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini korumaya yönelik geçici bir idari tedbirdir.
İdare bu yetkiyi sınırsız şekilde kullanamaz. Kararın yetkili makam tarafından verilmesi, göreve devamın doğuracağı sakıncanın somutlaştırılması, soruşturmaya 10 iş günü içinde başlanması ve tedbirin gerekli olduğu süreyle sınırlı tutulması gerekir.
Disiplin soruşturmasına bağlı görevden uzaklaştırma en fazla üç ay devam edebilir. Ceza kovuşturmasına bağlı tedbirde ise memurun durumu her iki ayda bir güncel koşullar üzerinden incelenmeli ve karar kendisine yazılı olarak bildirilmelidir.
Hukuka aykırı veya ölçüsüz bir görevden uzaklaştırma kararına karşı idari başvuru yapılabilir ve kural olarak tebliğden itibaren 60 gün içinde yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açılabilir.
Görevden uzaklaştırma, disiplin soruşturması veya memur davalarıyla ilgili hukuki değerlendirme almak için Tuva Hukuk iletişim sayfası üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Hukuki İnceleme
Avukat tarafından gözden geçirilmiştir
Bu makaledeki hukuki içerik, yayımlanmadan önce Tuva Hukuk ve Danışmanlık Ofisi Kurucu Avukatı Osman Selçuk Akyüz tarafından güncel mevzuat bakımından gözden geçirilmelidir.
İnceleyen: Av. Osman Selçuk Akyüz
Görevi: Kurucu Avukat – Ankara Barosu
Son güncelleme tarihi: 04.09.2026
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık veya belirli bir uyuşmazlık hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir. Her olay kendi koşulları, uygulanan personel mevzuatı ve belgeleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.




8 10 2025 yılında hakkımda açılan savcılık soruşturması sonrası tutuklandım ve açığa alındım
5.5 ay sonra e hapsine döndüm ve 27 06 2026 da ev hapsinden çıktım
Ancak acıkta iken idari soruşturma ile 15 05 2026 da tayinim çıkarıldı bir alt bölgeye ve oraya gittiğimde 13 07 2026 da valilik oluru ile göreve iade edildim soruşturmamda gizlilik devam ediyor bir iddaname hazır değil hala ve göreve döndüğüm için hak kaybım olan 1/3 lük kesimi nezaman alabilirim yeni başladığım kurum verecek oldu ama ayrılıs vve başlayos yapan eski görev yerimde olduğu için veremedi eski görev. Yerim soruşturma devam ettiği için ödeme yapılamaz diyor sizce nedir durum
Merhabalar
Konu ile ilgili olarak idareye karşı tazminat tam yargı davası makalemizi inceleyebilirsiniz.